Bursa Etkinlik Merkezi

  Bugün :  23 Mayıs 2012
Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
               Üye Ol      Şifremi Unuttum
   Ana Sayfa
   Haberler
   Etkinlik Mekanları
   Okullarımız
   Yarışmalar
   Söyleşiler
   Odalar & Dernekler
   Etkinlik Bildir
   İletişim
  
  
                 
PaRRdon Band Müzik Gurubu

Yeni söyleşimizi Bursa'da kurulan ve Rock'n Roll& Blues tarzı ile müzikseverlerin beğenisini kazanan PaRRdon Band gurubu ile yaptık.

Grup fikri nasıl oluştu, nasıl kurdunuz, biraz bundan bahsedebilir miyiz?

Engin(vokal): Geldiğim ilk sene Bursa'dan bazı gruplarca çağrıldım. İki gruba gittim ve alternatif rock tarzında eserleri çalışmaya başladık. Bir süre sonra her ikisinde de aynı sonucu gösterdi. Ben asla Alternatif tarzı benimseyemeyecektim. Burada alternatifçilerle bir kavgam kat'iyen yok ama bu içsel bir şey, müzik de böyledir ya: Hissedebilmektir. Bendeki hissiyatsızlık müzikteki tatsızlığımı arttırmadan her iki gruptan da ayrıldım. Benim 10 yıllık gitarist ortağım Ömer'in Bursa'da olmaması müzik yaşamım için elbette kötü idi. Ömer'in parmaklarındaki blues dansını bir başka gitaristte bulamıyordum. Nitekim kendisi size daha iyi anlatır ama onun buraya gelmesi bir dönüm noktası oldu. Hayatta hiçbir şey rastlantısal değildir, kaderden öteye yol gitmiyor. İnsan anlayamadığı bir hayrın içinde buluveriyor kendini. Ömer'in de Uludağ Üniversitesini kazanışı böyle oldu işte ve o andan sonra lise yıllarımızda olduğu gibi kendimizi yeniden Blues ve Rock'n Roll ateşine attık. Sonraları bir arayışa girmeden bir davulcu ve bas gitarist bulup sadece Rock'n Roll'u icra etmeye başladık. Blues'a hakim bir bas ve davul bulmak takdir edersiniz ki zordur. Bu yüzden grubumuzun ilk ismi de kısmen nota kumsalı anlamına gelen The Notesand Rock'nRoll Band oldu. İsmini veren eski davulcumuz Can'dı. Güzel bir isimdi, epey benimsemiştik de. Sonradan da paRRdon olmaya karar verdik.  Yaklaşık altı ay kadar evvel de Ürnez ve basçımız Gökalp aramıza katıldı. En son olarak klavyecimiz Ozan bizi onurlandırdı.

pardon_400

Ömer(Lead Guitar): Müzik yapmaya lise yıllarında Engin (Vokal) ile başladık. Lise bitene kadar çeşitli beste çalışmalarımız, konserlerimiz oldu. Lise bittiğinde farklı şehirlerde üniversiteler kazandığımız için mecburen yolumuz ayrıldı. Üniversite hayatına başladığım Muğlada, beni Rock'n Roll ve Blues ile tanıştırarak müzikal manada kendimi bulmamı sağlayan ve uzun süre beraber müzik yaptığımız Engin'in olmaması beni kendi çalışmalarımı yapmaya yöneltti.Bir gruba girip çalmaktan ziyade kendimi bu alanda yetiştirmek için uğraştım. Velhasıl bir grup olarak iyi müzik yapmak bireysel olarak iyi müzik yapmaktan daha zor bir iştir. Tüm elemanların frekanslarının birbirine uyum göstermesi gerekir. Muğla maceram ertesi yılı tekrar üniversite sınavına hazırlanmak üzere sona erdi. Uludağ Üniversitesini kazanıp Bursaya geldiğimde müzikal anlamda frekans uyumu sağlayabildiğim Dünya üzerindeki tek kişi olan Engin (Vokal) ile tekrar müzik yolunda devam edebilme imkanına nail oldum. Aslında aklımda spesifik olarak bu düşünce mevcut değildi; fakat bazı şeyler olması gerektiği için öylece oluyor.Buna ister kader deyin ister tesadüf... Engin ile zaten müzikal anlamda belli bir altyapımız olduğundan dolayı hemen bas ve davul arayışına girdik. Bunun için UMT'yi fırsat bilip üye olduk, toplantılarına katıldık. Nitekim UMT'nin düzenlediği bir workshopta Bursadaki ilk davulcumuz olan Can ile tanıştık.Bunun akabinde çeşitli basçılar bulup çalıştık; fakat dediğim gibi elemanlar arasında frekans uyumu olmayınca bu birliktelikler uzun sürmüyor.Şu an davulcumuz Ürnez ve Klavyecimiz Ozan ile Rock'n Roll un ateşinde ve Blues un tatlı esintisinde yolumuza devam ediyoruz. Hala basçı arıyoruz. (Gülüyor)

parrdon_band_afi_400

Grubun ismi neden paRRdon olarak değişti? Derin bir anlamı var mı?

Engin(vokal): The Notesand sağlam bir isimdi ama soran herkes hem ismi İngilizce algılanışı fazla olduğundan netleştiremiyor hem de İngilizce olması bizde düşündürücü bir etki bırakıyordu. Biz ülkemizde bu müziği yapacaksak bizden bir ismin daha uygun olacağına karar kıldık. Ayrıca algılayış ve telaffuz zorluğu da bunu zorunlu hale getirdi.

Ürnez(Davul): Adam diyor ki "Not Send" mi "Don't Send" mi, bir diğeri çıkıyor başka bir şey diyor. Bu oldukça zor durumda bırakıyordu bizi. Açıkçası sahneye çıkıyorduk ama adımızı kimse bilmiyordu.

Ömer(lead guitar): Sonuç olarak birçok isimde afiş denemeleri yapmaya başladık. Aklımıza bel altından tutun matematiksel literatürüne kadar gelmedik kelime ya da söz öbeği kalmadı. Sonunda rastlantısal olarak pardon isminde karar kıldık.

Engin(vokal): paRRdon olarak içini doldurmak da bana düştüJ Derhal bir afiş tasarladım ve paRRdon adının ufak bir kamuoyu araştırması ile tuttuğunu gördük. paRRdon Band oluşumuz böyle bir kronoloji izledi nitekim. Çift R harfini anlatmamıza gerek yok sanırım, müzik tarzımızdan nedenini çıkarmak gayet kolay.

Grup Elemanlarını tanıyabilir miyiz?

Ömer(lead guitar): 10 yıl evvel gitarla başladığım müzik yaşamımı hala aynı üslupla devam ettiriyorum, Engin'le beraber Blues'a atıldık. Tınıların çılgınlığını hissede hissede gitarda sürekli çalıştım. Durmadan hakimiyetimi güçlendirdim. Zaten bu tarz bir müzik yapıyorsanız çoğu zaman sinirlerinizi yıpratacak derecede çalışma gerektirebiliyor. Birkaç kez Engin'le ayrı çalıştık o da birer konserlik programlarda.

Engin(vokal): Ben şarkı söylemeye dilim dönemeye başladığında evdeki eski Bülent Ersoy ve Altın Şarkılar kasetlerinin üzerine sesimi kaydederek başladım. Belki de sesim bu şekilde daha da açıldı, kimbilir. Sonra Bağlama çalıp Türkü söylemeye ve Türkü programları yapmaya başladım. Ömer ile tanıştığımda Elvis Presley delisi bir ergen olarak onunla Rock'n Roll denemeye başladık. Zamanla bunu başarmaya başladığımızı gördükçe aradaki birkaç ufak ayrılıkları saymazsak şu zamanki müzik hayatıma değin hep beraber bir şeyler yaptık.

Ürnez(davul): 1987 Muğla doğumluyum. Davula lise yıllarımda başladım yaklaşık 8 yıl önce. O zamanki   grubumla beraber üniversiteyi kazanana kadar birçok okul konserleri,bar programları, müzik yarışmaları ve festivallerde yer aldık. Bireysel olarak davul dersleri verdim. Uludağ Üniversitesi'ni kazanınca grup dağıldı ve Bursa'da yeni grup aramaya başladım. Birçok grupla çalıştım ama hiçbiri beni tatmin etmedi. Dada sonra Engin ve Ömer ile tanışınca paRRdon Band'e dahil oldum.

Ozan(klavye): 1999 da Klasik müzikle başladım ben bu yola. Beethovenlarla,  Chopinlerle ve bir çok farklı dallardaki müziklerle yoğrularak hep yapmak istediğim müzik tarzı olan Blues'u, paRRdon Band'te buldum. Grupta çok yeni olmama rağmen içimizde olan Rock'n Roll& Blues ateşi bizi bütünleştirdi.

Yaptığınız müzik tarzı sadece Blues ve Rock'n Roll mu, bu tarzlar size ne hissettiriyor?

Engin(vokal): Bana göre biz müziği hissederek yaptığımız için çoğu zaman sınırları dışında şeyler olabiliyor. En çok istediğim Klasik Türk Müziği nağmelerini de katmak ama sanırım burada Ömer ile çoğu zaman ihtilafa düşüyoruz. Nitekim Ozan da belli sıkıntılar yaşayabilir. Alternatif deseniz bizi asla tamamlayamıyor, Rock müziğin ise Türk Rock boyutunu değil Blues-Rock geçişlerinin bol gözlemlendiği yabancı ve Türk sanatçılarını baz alıyoruz çalışmalarımızda. Diğer taraftan Rockn Roll ve Blues'un her  türlüsü birer aşktır bizim için. Bu tarz en kısa deyimi ile ayaklarımızı gerçekten yerden kesiyor, gönlümüze jilet atıyoruz bunu yaparken. Zaten Blues da kendinden geçmenin ve geçirebilmenin müziğidir.

Ömer(lead guitar): Bazı şeyleri ifade etmekte kelimeler yetersiz kalır ki Blues böyle birşeydir. Ama birkaç kelimeyle ifade etmek gerekirse Blues haykırıştır. Blues'da yaşamdan kesitler vardır. Dinlerken sevgilisinden ayrılan birinin gözyaşlarını, sistemin gidişatından hoşlanmayan birinin öfkeli çığlıklarını hissedersiniz. Blues özgürlüktür. "Gerçek" özgürlük.

Ozan(klavye): Loş, tozlu, ahşap döşemeli, eski ama büyük aşkların başladığı, yaşandığı; eğlencelerin, üzüntülerin ve birçok anının yaşanmışlığı olan bir bardaki uçuşan notaların kokusudur, Blues, kahvede atılan okey taşının sesidir, sokakta uyuyan bir evsizin hayat mücadelesidir, sıcacık evdeki çocuk seslerindeki huzurdur, hayatın ta kendisidir Blues, yaşamın tadıdır, sıcaklığıdır..

Blues ve Rock'n Roll'daki bu durgunluğu neye bağlıyorsunuz?

Engin(vokal): Bu türlerin kökenleri tamamen Amerika. Amerikan müziğini Türk ezgileri ile bütünleştirmediğinizde çok yabancı bir tarz ortaya çıkıyor. Bu Caz müzikte de böyle. Kerem Görsev gibi bir üstadı bilenleri parmakla zor sayarsınız müzisyenler dışında. Şevket Uğurluer gibi bir duayeni kaç kişi bilir sorsanız sıkı yabancı müzik takipçileri dışında. Bu adamların müzik dağarcıkları Amerikan kökenli bu tarzlara dayanıyor. Ama bizim bu durgunluğu dinleyicilerin üzerine yıkma gibi bir derdimiz yok, zamanında bu tarzı ülkemize Büyükburç, Evgin, Manço, Koray gibi üstadlar bizim ezgilerimiz ile taşıdılar; bir nesli de arkasından sürükledirler, yeni nesil için bir kuşak neden biz olmayalım. Bizim çabamızın dinleyici noktasındaki işlevi de tam anlamı ile bu. Yeni nesile, akranlarımıza, ufaklarımıza, büyüklerimize bu tarzın hazzını yaşatmak.

Ömer(lead guitar): Hızlı tüketen bir toplumda yaşıyoruz. Sosyal yaşam buna endekslenmiş. İster istemez müzik de bu forma giriyor. Dönemlik parçalar yapılıyor. Bir parça ani bir çıkış yapıyor; fakat aradan 1-2 ay geçiyor kimse hatırlamıyor. Çabuk tüketiliyor. Bu hıza yetişmek için de belli kalıplarda şarkılar yapılıyor. Ortaya hissiyattan yoksun , hiçbir duygu içermeyen kalitesiz parçalar çıkıyor. Blues bu konuda kendini koruyan bir türdür. Yani duygudan yoksun blues yapamazsınız; çünkü duygu blues'un temel bileşenidir. Hal böyle olunca blues'u istenilen kalıba sokup hızlı tüketim ürünü yapamıyorlar. Bu da blues'un gerilemesine yol açıyor; fakat blues kalitesinden bir şey kaybetmiyor.

Beste yapıyor musunuz? Ne tür çalışmalarınız var?

Engin(vokal): Benim bir çok çalışmam vardı nitekim Ömer ile bu çalışmalarımızı amatör kayıtlara alıp saklı tuttuk, şimdi yavaş yavaş sahnelerimizde dinleyicilerimize tanıtıyoruz. Yakın zamanda kanal kayıtlarımızı internet sitemizden beğeniye sunacağız, ümidimiz odur ki inşallah beğenilir. İşin garip noktası bestelerimin hemen hemen yüzde sekseninin melankolik olmasıdır. Sevdiğim insanlara, ayrılıklarıma, yalnızlıklarıma, inancıma, insanların yozlaşmışlıklarına ve Nietzsche felsefesi üzerine yaptığım çalışmalarım mevcut. Bunların tarzı Rock'n Roll da değil , Blues da; dedik ya çoğu bizden, içimizden öyküler ve tınılar. Bunların yanında tabii ki Blues beste çalışmalarım da var. Aynı şekilde özellikle Ömer'in harika blues besteleri var. Bunlarım hepsi zamanla tanıtılacak şeylerJ

Ömer(lead guitar): Yaptığımız besteleri düzenlemek ve eski parçaları yeniden yorumlamak için uğraşıyoruz.

Ürnez(davul): Benim de gitarla yaptığım birkaç Rock'n Roll şarkım var. Bunlardan biri müsait bir yerde indirme alışkanlığı olmayan dolmuş şoförlerine yönelik(gülüyor)

Yaptığınız iş ve Blues ve Rock'n Roll konusunda size destek olan biri ya da birileri var mı?

Engin(vokal): Biz Uludağ Üniversitesi öğrencileriyiz. Hepimiz. Bu konuda özellikle Üniversitenin Müzik Topluluğunun destek çıkmaması bizim için üzücü. Tabi destek şahsi bir takdirdir, bu yüzden onları suçlayamayız. Bunun yanında asıl desteği Bursa'da Resimli Bar'dan görüyoruz. Metin abi bizi tutuyor sağ olsun ve gerçekten Bursa kültürüne bir şey katmak tüm çabamız. Bunun dışındaki tüm desteğimiz maneviyattan beslenmemizdirJ

Ömer(lead guitar): Konser verebilecek yeri bize sağlayan Metin abi var. Bunun dışında bir de UMT(gülüyor).

Ürnez(davul): İlk olarak Resimli Bar tabii ki tüm çalışanları olarak. Birde enstrümanlarımızı taşımamıza yardımcı olan arkadaşları unutmamak lazım.(gülüyor)

Hedefiniz nedir, projeleriniz nelerdir?

Ömer(lead guitar): Hedefimiz ülkemizde blues ve rock'n roll u en iyi şekilde temsil edip tanıtabilmek. Proje olarak çeşitli festivallerde sahne alma düşüncemiz var. Tabii  destek olacak çıkarsa (Gülüyor)

Engin(vokal): Grubumuz standartlarımıza uyduğu sürece yardım kurumlarının girişimi ile konserler verecektir. Herhangi bir para da talep etmeyiz. Yeter ki bir yerlerde eğitim için, insanlık için, barış için bir şeyler yapıldığını bilelim. Ben bir yardım turnesinde gönüllü grup olmayı çok isterim. Bunun üzerine proje yapabilecek parayı kazanmayı daha da çok isterim ki proje bana ait olsun. Haricinde bir de festivaller olacak, nasipseJ

Son olarak dinleyici kesiminiz size nasıl ulaşabilir, onlara neler vaat edersiniz?

Engin(vokal):Sitemize Ürnez'in büyük emekler harcadığı www.parrdon.com adresinden ulaşabilirler. Bunun haricinde facebook sayfamıza "paRRdon Band " adı ile ulaşabilirler, twitterden paRRdonBand ismi ile İngilizce olarak yaptıklarımızı yazıyoruz, oradan da takip edebilirler, son olarak myspace.com/notesand adresi ile de her zaman yanımızda olmaları bir diğer alternatifimiz. Bizim vaadimiz eğlenirken hissettirmek; ölmeden yapılmış en güzel şeyler listesine paRRdon Band konseri yazdırabilmek.

Ömer(lead guitar): parrdonband@gmail.com adresinden ulaşabilirler. Onları unutamayacakları duygu dolu blues - rockn roll dünyamıza bekliyoruz.

Ürnez(davul): Bir de iletisim@parrdon.com

Teşekkürler.

paRRdon: Biz de çok teşekkür ederiz.

 

BURSA ETKİNLİK REHBERİ

14.03.2010

-Bu Etkinlik Toplam 1863 Defa Okunmuþtur.

PaRRdon Band Müzik Gurubu

Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin

Ana Sayfa  |  Haberler  |  Etkinlik Merkezileri  |  Okullarımız  |  Yarışmalar  |  Söyleşiler  |  Odalar ve Dernekler  |  Etkinlik Bildir  |  Ziyaretçi Defteri  |  İletişim
Tüm Hakları Bursa Etkinlik Rehberi 'ne Aittir
Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Pet İlanları Sanal Sergi Okullarımızın Etkinlikleri Çocuk Etkinlikleri